Kategoriye göre Arşiv Hamam

Hüsrev Kethüda Hamamı-Ortaköy Hamamı

İstanbul İli Beşiktaş ilçesinin Ortaköy semtinde yer alan yapı 16. yüzyılın ortalarında Veziriazam Kara Ahmet Paşa’nın kahyası Hüsrev Kethuda tarafından Mimar Sinan’a inşa ettirilen yapı Hüsrev Kethüda’nın vakfı olarak yapılmıştır. 300 yıl boyunca hamam olarak işlev gören Hüsrev Kethuda Hamamı 2001 yılında yapılan Restorasyon sonrası lokanta ve gece klubü olarak kullanılmaktaydı. 2011 yılında geçirdiği restorasyon sonrası tekrar özgün haline kavuşan yapı günümüzde Delta Tasarım Atölyesi olarak işlevlendirilmiştir.

Hüsrev Kethuda Ortaköy Hamamı

+Devamını Oku

Barbaros Hayrettin Paşa Hamamı-Çinili Hamam

İstanbul İli Fatih ilçesinin Zeyrek semtinde çinili hamam sokak ve itfaiye caddesinin kesiştiği noktada bulunan Barbaros hayrettin Paşa (Çinili) Hamamı Mimar Sinan tarafından 16. yüzyılın ortalarında (1534-1546) inşa edilmiştir. Mimar Sinan’ın yaptığı hamamlar arasında en büyük boyutlara sahip olan Çinili hamam banisindeki yazıya göre Kaptan paşa yada Hayrettin Paşa hamamı olarak ta bilinmektedir. Zeyrek’te bulunmasından dolayı hamama Zeyrek hamamı da denilmektedir. Kadın ve erkek olarak iki bölümden oluşan hamamın her iki girişi de ön cephede olup plan şemaları da birbirinin aynısıdır.

Zeyrek Çinili Hamam

+Devamını Oku

Kılıç Ali Paşa Hamamı

Kılıç Ali Paşa Hamamı

Kılıç Ali Paşa, Tophane’de yaptırmakta olduğu cami inşaatını ara sıra kontrol ederdi. Bir gün yine inşaata gelmiş, işçilerin çalışmasını kontrol diyordu. Bir ara gözü bir ameleye takıldı. Güzel yüzlü, saf bir Anadolu çocuğu olan bu amele, sırtına kocaman bir taş almış, iskelenin basamaklarından yukarıya kadar çıkıyor, oraya varınca taşı yere koyacağına tekrar iskeleden aşağı iniyordu. Burada taşı yere koyuyor, sonra tekrar sırtına alıp yukarı çıkıp, tekrar aşağı iniyordu. Bu durumu fark eden Kılıç Ali Paşa, bu genç amelenin yanına vardı ve niçin böyle yaptığın sordu. Kılıç Ali Paşa’yı tanımayan bu genç: “Efendi Baba, ben burada ameleyim, ücretle çalışıyorum. Üstelik bu inşaat mübarek bir cami inşaatıdır. Ben ise bu gece elimde olmayarak kirlenmişim. Şu vaziyete gusletmem icap etmektedir.

Halbuki buralarda bir hamam yok, mesai de başladı. Bırakıp uzak bir yerdeki hamama gitsem, iş geri kalacak ve alacağım ücret bana helal olmayacak. Böyle kirli bir vaziyette de bu taşın cami duvarına konmasına da gönlüm razı olmuyor. Bu yüzden çok müşkül durumdayım” dedi. Bir amelenin bu samimiyet ve sadakati Kılıç Ali Paşa’yı duygulandırdı. Kendisini tanıttı ve amelenin eline bir miktar para vererek başka bir semtte ki bir hamama gönderdi. Sonra caminin mimarı Koca Sinan’ın yanına giderek: “Mimarım, muradım odur ki, acele olarak hamam inşa oluna. Bırak cami inşaatımız biraz geri dursun. Evvel hamamı inşa ile Ümmet-i Muhammed’in istifadelerine, Allah rızası için ücreti hizmete amade kılalım. Sonra camiyi tamamlarız” dedi ve hemen hamam inşasına başlandı. Hamamın bitirilmesinden sonra da cami inşaatı tamamlandı.

+Devamını Oku

Hürrem Sultan Hamamı

Hürrem Sultan Hamamı ve HAMAM KÜLTÜRÜ Hamamın tarihi Romalılara kadar uzanır. Vezüv yanardağının patlamasından sonra küller altında kalan Pompeii şehrinde yapılan kazılar, Romalılar’ın kullandıkları hamamları ortaya çıkarmıştır. Bu hamamların yalnız temizlik için değil, zevk ve eğlence için de yapıldığı anlaşılmaktadır. Romalılarda sınıf farkı olduğu için, hamamlarda kölelerle asillerin giriş kapıları ve yıkandıkları yerler ayrılmıştı. Roma hamamlarında ayrıca buhar banyosu yeri, soğuk ve sıcak su havuzları da vardı.

Osmanlılar, İstanbul’u maddi anlamda fethetmişler, ama Roma’dan devraldığı zengin mirasın etkilerini yansıtan Bizans da, diğer pek çok şeyi gibi, hamamlarıyla Osmanlıları fethetmiştir. İmparatorluğun en görkemli döneminde, şehrin her mahallesinde sıcak ve soğuk banyoları, çeşmeleri, kubbeli mermer odalarıyla, haftanın belirtili günlerinde de sadece kadınlara açık olan bir hamam mutlaka bulunurdu.

+Devamını Oku

Mihrimah Sultan Hamamı Edirnekapı

İstanbulun Fatih ilçesinin Edirnekapı semtinde bulunan yapı Mihrima Sultanın isteği üzerine Mimar Sinan tarafından 1562-1565 yılları arasında Mihrima Sultan Külliyesi bünyesinde yapılan klasik dönemde yaygın olan çifte hamam biçiminde inşa edilmiştir. Yapı 2010 yılında Restore edilmiştir. Daha önce sadece erkekler bölümü kullanılan hamamın şu anda tüm blümleri kullanılmaktadır. Restorasyon sonrası hamama sauna ve havuz bölümleride eklenmiştir. Hamama giriş ücreti herşey dahil 20tl olarak fiyatlandırılmıştır.

+Devamını Oku

Atik Valide Sultan Hamamı Üsküdar

Kanuni Sultan Süleymanın Mihrimar sultanın kardeşi olan II.Selimin eşi olan Venedik soyundan gelen Nurbanu Sultan tarafından 1579 yıllarında Üsküdar Merkezinde yaptırılan ikiz hamamlardan biridir. Uzun yıllar hamam olarak çalıştırıldıktan sonra 1917de kapatıldı. Daha sonra restore edildi ve Mimar Sinan çarşısı adıyla tekrar açılarak hizmet verdi.

Atik Valide Sultan Hamamı

Atik Valide Sultan Hamamı

+Devamını Oku

Mimar Sinan’ın Hürrem Sultan Hamam’ındaki Titizliği

Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün, İstanbul’daki Haseki Hürrem Sultan Hamamı’nda yaptırdığı restorasyon, Mimar Sinan’ın çalışmalarındaki titizliğini de ortaya çıkardı.

Hamam inşa edilirken, rutubetten ve isten etkilenmemesi için önlemler alan Mimar Sinan’ın, Hamamı depreme karşı da kuvvetlendirdiği belirlendi.

Vakıflar Genel Müdürü Dr. Adnan Ertem, yaptığı açıklamada, Ayasofya’nın güneyinde yer alan Haseki Hürrem Sultan Hamamı’nın, Kanuni Sultan Süleyman’ın karısı Haseki Hürrem Sultan adına Mimar Sinan’a yaptırıldığını hatırlattı.

Ertem, İstanbul’daki Osmanlı hamamlarının en büyüklerinden ve görkemlilerinden olan ve 75 metre boyundaki hamamın Cumhuriyet döneminin başlarından itibaren özgün kullanımını yitirdiğini, bir ara belediyenin benzin deposu, bir süre de Devlet Matbaasının deposu olarak kullanıldığını belirtti.

Hamamı 100 yıl sonra faaliyete geçirmek için ilk çalışmaların 2007 yılında başlatıldığını anlatan Ertem, eserin onarımında yapılan sıva raspaları sonucunda eserin kubbe ve beden duvarlarında ciddi çatlaklara rastlandığını, buna göre de ilk olarak eserin güçlendirme işlemlerinin yapıldığını söyledi.

Yıllarca asli işlevinden uzak kalan hamamda, bakımsızlıktan ve yapılan yanlış uygulamalardan kaynaklanan çok ciddi hasarlar bulunduğunu belirten Ertem, ”Raspa atıldığında ortaya çıkan çatlaklar, hamamın büyük tehlike altında olduğunu gösteriyordu. Eski haliyle kalsaydı eser yok olabilirdi, bu nedenle ilk olarak güçlendirme çalışması yapıldı. Hamam olası bir depreme karşı güçlendirildi” diye konuştu.

Restorasyonların 1766 ve 1894 yıllarında yaşanan depremlerden hasar gören hamamda Osmanlı Devleti tarafından deprem güçlendirmesi yapıldığının görüldüğünü dile getiren Ertem, Osmanlı’nın hamamı güçlendirmek için 6 bin 874 çivi çaktığının belirlendiğini söyledi.

HAMAMIN KONSEPTİ ERGUVAN RENGİ

Çalışmalar başlatılmadan önce, hamamın yağmur suyu aldığını, bunun da tarihi eseri içten içe çürüttüğü ifade eden Ertem, ”Çalışmalarla, Mimar Sinan tarafından yapılan drenaj kanalları bulundu. Bu kanalların, yanlış uygulamalar sonucunda toprakla dolduğu ve Hamamın orijinal yapısına ciddi hasar verdiği tespit edildi.

Kanallar yerin 2 metre aşağısında, yaklaşık 80 cm genişliğinde ve 1 buçuk metre uzunluğundaydı. Bu kanallar restorasyonla birlikte temizlendi. Hamamın atık sularının geçtiği bu kanallar aynı zamanda yağmur suyunu da depoluyordu. Böylece, hamamın rutubet altında kalması önlendi” diye konuştu.

Hamamın faaliyette olduğu dönemde gece saatlerinde de kullanıldığını belirten Ertem, bu nedenle Mimar Sinan’ın hamamda yakılan çıraların duvarlara ve kubbeye zarar vermemesi için bir sistem geliştirdiğinin görüldüğünü aktaran Ertem, ”Restorasyonda Mimar Sinan’ın tasarımıyla çıranın üstüne konularak yakıldığı çırağman kullanıldığı, böylece hamamın ise karşı korunaklı hale geldiği anlaşıldı. Çalışmalarla çırağmanın orijinal fotoğrafına ulaşıldı ve aynısı yapılarak yerine konuldu” dedi.

Restorasyon çalışmaları dışında, hamama mimarisine ve adını alan Sultana yakışır bir konsept verildiğini dile getiren Ertem, Hürrem Sultan’ın sembolü olarak bilinen Erguvan çiçeğinden esinlenilerek, erguvan rengi peştemaller, erguvan rengi havlular tasarlandığını, konsepte uygun sabunlar üretildiğini dile getiren Ertem, eserin onarımının tamamlandığını, çevre düzenleme çalışmaları ile donanıma yönelik çalışmaların ise devam ettiğini söyledi.

Ertem, Hürrem Sultan Hamamı’nı, temmuz ayı başlarında halkın hizmetine sunmayı planladıklarını sözlerine ekledi.


Haber 365

+Devamını Oku